|
İmam Kasım
el-Fakih diye de anılır.
Hz. Ebubekir'in torunu idi.
Babasının adı: Muhammed
Hem fakih,
hem de arif. Tabiinin
büyüklerinden.
Medine'de
zuhur eden en büyük yedi
alimden biri. Diğerleri
şunlardı: 1-Harise b. Zeyd
b. Sabit Ensari, 2- Said b.
Müseyyeb, 3- Urvet b. Zübeyr,
4- Ubeydullah b. Abdullah b.
Utbe b. Mes'ud, 5- Hars b.
Hüşşam, 6- Süleyman b. Yaser.
Annesi , Yezd-i Cerdin kızı
olduğundan dolayı, İmam-ı
Kasım ile Peygamberimizin (S.A.V)
evladından İmam-ı Zeynel
Abidin ile teyze çocukları.
Babası Mısır' da şehit
edilince küçük yaşta yetim
kalmış ve halası,
mü'minlerin annesi, Hz. Aişe
(R.A) validemizin yanında
büyümüştür.
Halası Hz. Aişe (R.A),
Abdullah b. Ömer, İbn-i
Abbas, Ebu Hureyre ve
Muaviye (R.Anhum) gibi
meşhurlardan hadis
rivayetinde bulunmuştur.
Selman-ı Farisi' nin (R.A)
sohbetinde kemale erdi.
Silsile-i Aliyyenin
üçüncüsüdür. İmam-ı Cafer
hazretleri bunun sohbetinden
feyz aldı.
İmam-ı Malik onu methederken:
"Kasım bu ümmetin
fakihlerinden bir fakihtir"
demiştir.
Yahya b. Said: "Medine'de
Kasım'dan üstün bir kimseye
yetişmedi" der.
İbni Sa'd:
"Kasım, güvenilir idi, alim
idi, imam idi, fakih idi,
çok hadis bilirdi, takva ve
ver'a sahibiydi" diye
kendisini methetmektedir.
Ebuz-Zenad: "Ben Kasım'dan
daha çok fıkıh ve hadis
bilen kimseyi görmedim"
demiştir.
İbni Umeyne
onun devrinin en büyük alimi
olduğunu söylerken, İbni
Said: "Kasım, ilimde önder,
fıkıhta otorite, takvaca
yüksek ve çok hadis bilen
bir zat idi" demiştir.
Ömer bin Abdülaziz onun için:
"Eğer birini yerime halife
seçmem icap etseydi Kasım'ı
seçerdim" demiştir.
Allah (C.C) ve Resulü (S.A.V)
namına konuşmanın ve fetva
vermenin mesuliyetini müdrik
bir zat idi. Şu sözleri bunu
açıkça göstermektedir: "insanın
Allah (C.C)' ın hakkını
bildikten sonra cahil olarak
yaşaması bilmeyerek fetva
vermesinden daha hayırlıdır.
"Her sabah mescidi Nebiye
gelir, iki rekat namaz kılar
sonra Resulullah (S.A.V)' ın
minberi ile kabri arasında
oturur, kendisine sorulan
meseleler hakkında fetva
verirdi.
Daima düşünceli ve haşyetli.
başı daima bir tarafa eğik
dururdu. Gözlerinin yaşı
durmaz akardı.
H. 31 yılında tevellüd etti.
H. 101 veya 106 yılında
Mekke ile Medine arasında
Kadîd denilen yerde vefat
etti.
Mübarek
uzun boylu, iki tarafı
seyrek siyah sakallı, siyah
gözlü idi |